| |
|
A
B C Ç D E F G H I İ J K L M N O
Ö P R S Ş T U Ü V Y Z |
Rüya nedir?
Bu henüz kesinlikle
cevaplandırılamamış bir sorudur.
Rüyalar eski çağlardan beri
insanları ilgilendirmiştir. İlkel
toplumlarda bunlara çok önem
verilmiştir. Rüyaların korkulan
tanrılar tarafından verilen armağan
veya cezalar olabileceğine
inanılmıştır. Daha sonra kahinler
rüyaları açıklamaya yorumlamaya
başlamışlardır. İlk rüya
yorumcularının ne zaman ortaya
çıktığı da belli değildir. Ancak
Babil'in kahinlerinin büyük ün
yaptıkları bilinmektedir.
Kaldeliler, Astroloji, vb.nin yanı
sıra rüya yorumlarında da başarı
kazanmışlardır. Zamanla belirli
rüyaların anlamları da
kesinleşmiştir. Eski Mısırlılar,
eski Yunanlılar ve Arap rüya
yorumlarıyla ilgili kitaplar
yazmışlardır. B u konu doktorları da
ilgilendirmiştir. Sonunda ünlü
psikanalist Sigmund Freud,
rüyalarımızın bilinç altına gizlenen
istek, korku, yaşanmış olay vb.
olduğunu açıklamıştır. Freud'a göre
bilincin gizlediği, tamamen
sakladığı bu tür duygu, istek, olay
vb. ortaya çıkabilmek için yol
aramaktadırlar. Bunlardan bazıları
da rüyalar haline girerek
kendilerini göstermektedirler.
Freud'un yolunda ilerleyen doktorlar
da günümüzde rüyalara büyük değer
vermektedirler. Onlar, rüyaları
bilimsel şekilde açıklayarak
hastalarını tedavi etmektedirler.
Kimler rüya görürler?
İnsanlar uykuda daldıktan
sonra rüya görürler. bazı kimseler,
Ben hiç rüya görmem diyebilir. Oysa
bu doğru değildir. Onlar da rüya
görmektedirler ama uyandıklarında
bunları anımsamamaktadırlar.
Dolayısıyla hiç rüya görmediklerine
inanmaktadırlar. Bu tipler, rüyalara
da pek ilgi duymazlar. Günümüzde
yapılan araştırmalar, rüyaların
vücudu rahatlattığını, stres, vb.nin
giderilmesine yardımcı olduğunu
ortaya koymaktadır. Sık rüya
görenlerin daha rahat ve huzurlu
olduğu da söylenmektedir.
Rüyaların
türleri
Uzmanlara göre uyku birkaç
devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen
insan yatağına yatar ve gözlerini
kapatır. Kısa süre sonra göz
kapakları belli belirsiz titremeye
başlar. İnsan o sırada uykuya
dalmıştır ve rüya görmektedir. Bazen
doktorlar, hastalarına belirli
ilaçlar verirler. Bu ilaçlar uykuyu
derinleştirebilir ve rüyaları da
etkileyebilir. Bu durumda rüya da
görülmeyebilir. Ancak ilaç almadan
uyuyan bir insan mutlaka rüya görür.
Rüyalar renkli ya da siyah beyaz
olabilir. İnsanların çoğu, siyah
beyaz rüya gördüklerini
söylemektedirler. Yapılan
araştırmalara göre kadınlar
erkeklere göre daha renkli rüyalar
görmektedirler.
Rüyalar, genel olarak üçe
ayrılmaktadırlar. Kafası yorgun,
devamlı bir konuyla ilgilenen kimse
uyuduğunda rüyasında karmakarışık
şeyler görebilir. Veya bu insan
ilgilendiği, önem verdiği konuyu da
görebilir.
Bu tür rüyalar yorumlanmazlar.
Örneğin, televizyonda veya başka bir
yerde heyecanlı bir sinema izleyen
kişi rüyasında aynı şeyleri
görebilir. Bu durum sadece etkisinde
kalmaktır. Yani gerçek rüya
değildir.
İkinci tür kabus veya karabasan
denilen rüyadır. Bunlar genellikle
iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir
olay vb. ile ilgilendiğini görür ve
sonra bu rüya birden korkutucu bir
hal almaya başlar. Güzel görüntü
değişerek insana dehşet verir.
Kabusların açıklamasını sinir
doktorları ve psikanalistler
yapmaktadırlar. Yani bu tür rüyalar
yorumlanmazlar. Kabusları, rüyada
bir kez görülen korkutucu sahnelerle
karıştırmamak lazımdır. Karabasan
gören insan korkar. Bir ara rüyada
olduğunu hissederek uyanmak ister.
Bunu başaramaz. Ama uyandığını sanır
ve bu sırada kabus devam eder. Her
insan ömründe birkaç kez kabus
görebilir. Fakat sık sık karabasan
görenlerin bazı olaylar, rahatsızlık
vb. yüzünden sinirleri sarsılmış
olabilir. Bu kimselerin
doktorlarıyla konuşmaları faydalı
olabilir.
Üçüncü tür rüya olduğu gibi
çıkandır. Böyle rüyalar çok
değerlidir. Genellikle sezgisi güçlü
olanlar, medyumlar hemen çıkan
rüyalar görürler. Örneğin insan
rüyasında yıllardır rastlamadığı
ahbabını görebilir. Onunla
konuşabilir. Bu rüyadan kısa bir
süre sonra o ahbabı karşısına
çıkabilir. Buna “Gerçek Rüya” adı
verilir. Böyle rüyalar görenler,
dikkatli davranmalıdırlar.
Gördükleri şeyleri iyi
değerlendirmelidirler.
Dördüncü tür, en sık
rastlanılanıdır. Yani uyuyan kimse
rüyasında türlü şey görür. Sabah
uyandığında da bunlardan bazılarını
anımsar. İşte bunlar yorumlanabilir.
Rüya tabiri denilen şey, dördüncü
tür için gereklidir daha çok. Sabah
uyanıldığında akılda kalan ve hatta
insanı epey da etkilemiş olan
rüyaları yorumlamalıdır. Yorum
yaparken karamsar olmamalıdır. Her
zaman iyiye yorum yapılmalıdır. Bazı
rüyalar iyi sayılmazlar. Buna da
üzülmemek gerekir. Çünkü rüya,
insanın kendisini koruması için
gereken bir uyarıda olabilir.
Beşinci tür rüya ise rüya içinde
görülen rüyadır. Genellikle insan
rüyasında gördüğü rüyayı da
yorumlar. Bu tür rüyalara da çok
dikkat etmek gerekir. Çünkü böyle
rüyalarda yapılan yorumun
gerçekleşme oranı çok yüksektir.
Altıncı tür rüyaların en ilginç
sayılanıdır. Bu tekrarlanan rüyadır.
İnsan, aynı rüyayı sık sık görür.
Örneğin rüyasında daima aynı eve
girdiğini, aynı sokakta
durduğunu,vb. görebilir. Oysa
kendisi ne o evi, nede sokağı
bilmektedir. Fakat rüyada o ev,
sokak, vb hiçte yabancı değildir.
Veya insan devamlı olarak aynı olayı
yaşayabilir. Bazı kimseler Hint
Felsefesine ve Karma’ya
inanmaktadırlar. Karma, insan
bedeninin bir çok kez
bedenlenmesidir. Yani insan öldükten
sonra kısa süre sonra başka bedenle
yine dünyaya gelmektedir. Karma’ya
inananlar, bu tür rüyaların insanın
eski yaşamıyla ilgili olduğunu ileri
sürmektedirler. İnsan devamlı görmüş
olduğu evde oturmuş olabilir. Oysa
rüya yorumu yapanlar bunu kabul
etmemektedirler. Böyle yinelenen
rüyadaki şeylere dikkat etmek
gerekir. Bu sayede insan bir süre
sonra neyle karşılaşacağını
anlayabilir. |
|